Faruk Saraç | Biyografi
162
page-template-default,page,page-id-162,ajax_updown_fade,page_not_loaded,,wpb-js-composer js-comp-ver-5.5.2,vc_responsive

Biyografi

“Bir çift gözdür insan, bir bakış, bir nazar! Sonsuzluktur insan, yeteneklerinin, isteklerinin ve yapabileceklerinin sınırı olmayan. Akıldır insan, soran, arayan, keşfeden, ulaşan…”

Doğum tarihi ve doğum yeriyle başlar insanların hayat hikayesi. Onunki bir çift yeşil göz ile başladı. O, gözleri ile insanların kalbini görebiliyordu. Bunu fark etmesi epey zaman aldı. 1955’de Urfa’da dünyaya geldi. İlk, orta ve lise öğrenimini sarı rengin hakim olduğu 55 derece sıcaklığın hüküm sürdüğü Urfa’da tamamladı. Faruk Saraç, “Güneş sarı, başak sarı, toprak sarı” olarak hatırlıyor o günlerini. 1973 yılında İstanbul’a ayak bastığında, Urfaspor, Tophane Tayfun, Konyaspor Ereğli, Adanaspor derken Beşiktaş’a transfer olmuş ünlü bir futbolcuydu. Futbol kariyerini Karagümrük Spor Kulübü’nde oynadığı dönemde menüsküs nedeniyle noktaladı. Marmara Üniversitesi İngilizce bölümünde okurken Osmanbey’de bir akrabasının yanında kumaşlarla ve renklerle tanıştı. 1980 yılında üniversiteden mezun olduğunda aynı zamanda mağazacılığı tanımış ve yolunu seçmişti. 1981 yılında Kadıköy Opera çarşısında Butik Faruk olarak ilk mağazasını açtı. Bu tarihten itibaren titiz, özenli ve yenilikçi yapısıyla tasarım çalışmalarına da başladı. Erkek giyimde renk çeşitliliğini öne çıkardı.

 

1987 yılına geldiğinde 6 mağazası vardı ve adını markasına taşıyarak yoluna Faruk Saraç olarak devam etti.

Türkiye’deki ilk erkek modacı olma özelliğini taşıyan Saraç’ın sanat, spor, siyaset ve iş dünyasının önemli isimlerinin yer aldığı geniş bir müşteri yelpazesi var. Saraç’ın erkek giysilerini renklendirmesi Faruk Saraç ve tasarımlarını sadece Türkiye değil, dünya moda çevrelerinde aranılan ismi yaptı. Türkiye’nin erkek modasına alışılmamış renkleri kazandıran Faruk Saraç, şimdi de moda dünyasına “Tematik Defileler” kavramını armağan ediyordu. Mesleğini sanatçı kişiliğiyle birleştirdiği “Sarı Zeybek” koleksiyonu, 10 Kasım 1998 yılında Atatürk’ün 60. ölüm yıl dönümünde Dolmabahçe Sarayı’nın muayede salonunda muhteşem bir defileyle aydınlandı. Atatürk, yaşamı boyunca giydiği, gençliğini, cesaretini, dehasını, aklını ve ince zevkini yansıtan kıyafetleriyle yeniden Dolmabahçe’deydi. Büyük beğeni toplayan bu defile başta Anıtkabir olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanında tekrarlandı.

 

150’nin üzerinde plaket alan ve defile yapan Faruk Saraç, 7 kez MGD tarafından yılın moda ödülüne layık görüldü

Moda alanındaki bu başarısının ardından kendi adını taşıyan moda okulunu kurdu. Faruk Saraç sadece bir marka olarak değil, bir okul olarak yaşamalıydı. Deneyimlerini gelecek nesillere bir okul çatısı altında aktarmalı, insanların kalbine dokunmayı bilen modacılar yetiştirmeliydi. Bursa’da 19. yüzyılda kurulan, Fabrika-i Hümayun binası, uzun ve zorlu bir restorasyon süreci sonunda bu amaca hizmet etmek üzere Türkiye’nin ilk tasarım meslek yüksekokulu olan, Faruk Saraç Tasarım Meslek Yüksek Okulu olarak eğitim ve öğretim dünyasındaki yerini aldı. Ardından İstanbul Cankurtaran’da 18. yüzyılda inşa edilen ve 1851-1852 yıllarındaki haritalarda “Süvari Kışlası” olarak adlandırılmış, Kurtuluş Savaşı yıllarında “Dikimevi” olarak kullanılmış ve Cumhuriyetin ilk yıllarından 2009 yılına kadar kuruluşunda ismi “Emrazı Zührevi Hastanesi” olan “İstanbul Deri ve Tenasül Hastalıkları Hastanesi” yapıları, geçmişten geleceğe yolculuğuna 2013 yılından itibaren Faruk Saraç Moda Akademisi ve Faruk Saraç Tasarım Meslek Yüksekokulu İstanbul Yerleşkesi olarak tekrar kapılarını açtı. Yapılar, Topkapı Sarayı, Ayasofya, Sultanahmet gibi insanlığın tarihsel birikimini günümüze taşıyan büyük eserlerin gölgesinde yükselen ve her santimetre karesi aslında sadık kalınmak şartıyla yenilenen bir eğitim öğretim kurumu kimliğine kavuştu. Faruk Saraç, hayatının her döneminde sonsuz evrende her insanın bir anlamı, bir işlevi olduğuna inanmıştı. Şimdi hayatına ve meslek yaşamına baktığında kurucusu olduğu okulların kapısından içeri adımını her attığında, geleceğin modacısı olacak, bugünün gençlerinin karşısına her çıktığında, hayatına daha fazla anlam kazandırmış olmanın gururunu yaşıyor.

 

Faruk Saraç