• Slide Background Image
    Sonsuzluktur insan
    yeteneklerinin, isteklerinin sınırı olmayan
    Akıldır insan
    soran arayan, keşfeden ve ulaşan
    Faruk Saraç
Doğu ve Batı’nın Hünerli Sentezi

Faruk Saraç 1955 yılında Urfa'da dünyaya geldi. Başka bir deyişle Faruk Saraç dünyaya gözünü açtı ve sarıyı tanıdı. Güneş sarı, toprak sarı, başak sarı...

İlkokul, orta okul ve lise yıllarını Urfa'da tamamlayıp, 1973’te bir daha ayrılmamak üzere İstanbul'la tanıştı. 1976 yılına kadar profesyonel futbol oynadı. Marmara Üniversitesi İngilizce Bölümü’nden 1980 yılında mezun oldu. Türkiye’nin ilk Erkek Modacısı Faruk Saraç'ın mesleki yolculuğu 1980 yılında tanıştığı, tekstil endüstrisi ile başladı. Aradan çok zaman geçmeden kendi ismi ve soyadıyla hemen bir yıl sonra ilk mağazasını açtı.

‘Butik’ kültürünü Türkiye'ye taşıyan ilk isimlerden olan Faruk Saraç çok kültürlü düşünce anlayışıyla erkek giyimine renk ve model çeşitliliği getirmiştir. Bu ayrıcalık Faruk Saraç markasına kısa zamanda sanat, spor, siyaset ve iş dünyasının önemli isimlerinin yer aldığı geniş bir müşteri portföyü kazandırmıştır. 1993 yılında ise Nişantaşı’ndaki Showroom'unda özel dikim yapmaya başlamıştır. Hep hayali olan moda merkezinin kapılarını 1997 yılında İstanbul Levent’te açmıştır. Bu kapılardan saçılan ışık tayfı sadece moda dünyasını değil, artık Türkiye'nin kültür ve sanat yaşamını da renklendirecekti.

Nitekim gerçekleştirilen Sarı Zeybek defilesi, Faruk Saraç'ın Türkiye'nin kültür mirasına ilk büyük katkısı oldu. Saraç, örneği olmayan bu defileyle sonraki yıllarda dahi arkasından kimsenin gelemeyeceği yepyeni bir yol açıyordu. Faruk Saraç kendine özel yenilikçi anlayış ve sosyal sorumluluk duygusu ile Sarı Zeybek, Padişah’ın Esvabı, Geçmişten Günümüze Türk Polisi, Tılsım ve Geçmişte Kapalıçarşı defileleri ile Türkiye'nin ilk tematik defilelerini sergileyen marka olmuştur. Sarı Zeybek defilesinin ilk gösterimi 10 Kasım 1998'de Mustafa Kemal Atatürk'ün bu dünyayı terk edişinin 50. yıl dönümünde onun son evinde; Dolmabahçe Sarayı'nda yapıldı. Atatürk'ün erişilmez şıklığı 453 parça kıyafetin birebir yeniden dokunup, dikilmesiyle Dolmabahçe Sarayı'nın Muayede Salonu'nda 50 yıl sonra yeniden ışıldadı. Ayrıca Anıtkabir, tarihinde ilk defa kapılarını Faruk Saraç'ın Sarı Zeybek defilisine açtı.

Sarı Zeybek Defilesi’ni bir başka görsel şölen izledi. Faruk Saraç aylar süren çalışmanın ardından bu defa Osmanlı tarihini podyuma taşıdı. Podyumun kurulduğu yer hanedanın yüzyıllarca yaşadığı Topkapı Sarayı'nın yanı başındaki Aya İrini, projenin adı; ''Padişahın Esvabı'' idi. 2000'li yılların başında Saraç bu çalışmayla Osman Bey'den Vahdettin'e 36 padişahı, gözdeleri, valide sultanlarıyla birlikte günümüze taşıdı. Bu defile için aslının tıpatıp aynısı tam 700 parçalık bir koleksiyon yaratıldı. Dönemin pamuklu, yünlü ve ipekli kumaşları yeniden dokundu, takı, sorguç ve tüm aksesuarları yeniden yapıldı. Bu iki defileyi bir sosyal sorumluluk projesi izledi. '' Geçmişten Günümüze Polis Kıyafetleri.'' 10 Nisan 2006 tarihinde Türk Polis Teşkilatı'nın 161. Kuruluş Yıl Dönümü’nde Çırağan Sarayı'nda hazırlanan defilede bu kez podyuma Türk Polisi'nin geleneği yansıdı.

Faruk Saraç sonsuz evrende başı sonu belli olmayan zaman içinde kendi varlığının anlamını düşündüğü anlardan birinde meslek yaşamında 25 yılı geride bırakmak üzere olduğunu fark etti. Aslında uzun süredir aklında 25. yılını özel bir defileyle taçlandırma fikri vardı. Ama bu öyle bir defile olmalıydı ki sadece Faruk Saraç'ın 25 yılını anlatmakla kalmasın. Bu öyle bir defile olmalıydı ki Faruk Saraç özelinde, evrenin maddenin ve insanın nerelerden geldiğini nerelere vardığını dili döndüğünce anlatsın. Bu öyle defile olmalıydı ki evrenin ve zamanın içinde durduğumuz, bulunduğumuz yeri işaretlesin. Ve işte bu düşüncelerle Tılsım adını verdiği defileyle adımları atılmaya başlandı. Faruk Saraç bu defilede güneşi, ayı, gezegenler ve yıldızları podyuma taşıyacaktı. Kolları sıvadı ve çalışmaya başladı.

Sonuçta ortaya daha önce temalı defilelerde olduğu gibi yine izleyenleri koltuklarına mıhlayan harika bir görsel şölen çıktı. Faruk Saraç bu defileyle gösterdi ki yaşamının son 25 yılını sadece modaya değil tüm yaşamına renk katmış. Faruk Saraç Tılsım defilesiyle gösterdi ki; doğduğu günden bu güne kadar yaşadığı her şeyin bir anlamı varmış.

Hiç durmadan, yorulmadan sonu olmayan zamana kadar işleyecek bir makine düşünün. Kainat olsun bu makinenin adı. İçindeki her insan, her canlı ve her madde makinenin mükemmel ahengini sağlayan parçalar olsun. Pek çok kişi sonsuz evrende kendi varlığının, pek çok kişi başı sonu belli olmayan zaman içinde kısacık hayatının ne anlama geldiğini sorgulamıştır.

1981 yılından bu yana 200'e yakın defile ve sayısız ödülleriyle sinema, dizi ve tiyatrolara destek vermiştir. Faruk Saraç 4 Ekim 2010 tarihinde Bursa'da eğitim ve öğretime başlayan Türkiye'nin ilk Tasarım Meslek Yüksekokulu olan T.C Faruk Saraç Tasarım Meslek Yüksekokulu’nu kurdu. Ardından hayali olan İstanbul'da 2015 yılında ikinci okulunu açmıştır. Bütün bu sıra dışı defileler sadece katılan davetlilerin değil, medyanın dolayısıyla da tüm toplumun büyük ilgisini çekti. Bu defileler Faruk Saraç'ın yaptığı en iyi işi, bugüne kadar öğrendiklerini, Türkiye'nin ona verdiklerini ülkesiyle, toplumuyla, insanlıkla paylaşmasıydı.

; birikimini, hayatın ona verdiklerini paylaştıkça, kültürümüzü podyumlara taşıdıkça insani değerlerinin arttığına ve ruhunun zenginleştiğine inandı.

“Hiç Durmadan, Yorulmadan, Sonu Olmayan Zamana Kadar İşleyecek Bir Makine Düşünün; Adı Kâinat Olsun Bu Makinenin. İçinde Bulunan Her İnsan, Her Canlı ve Her Madde, Makinenin Mükemmel Ahenkle Çalışmasını Sağlayan Parçaları Olsun. Pek Çok Kişi, Başı Sonu olmayan Zamanda ve Sonsuz Evrende, Kendi Varlığının ve Kısacık Hayatının Ne Anlama Geldiğini Sorgulamıştır. Sonsuz Evrende Kendi Varlığımın ve Hayatımın, Anlamını Düşündüğüm Anlardan Birinde, Bende Meslek Yaşamımın, 36. Yılını Geride Bırakmak Üzere Olduğumu Fark Ettim.”

Faruk SARAÇ

TEMATİK DEFİLELER

KURUMSAL DEFİLELER